Rinoplasti; estetik bir işlem değildir yalnızca; nefes almanın da bir işlem sonrasında korunması ve iyileştirilmesi gereken bir fonksiyondur. Fonksiyonel anatomi terimleri; bu iki boyutu birlikte anlamak için gereklidir.
Septum ve septum deviasyonu
Septum; burun deliklerini ayıran orta duvardır ve önde kıkırdak, arkada kemik yapıdan oluşur. Septum deviasyonu ise bu duvarın bir tarafa eğri olmasıdır ve doğuştan veya travmaya bağlı gelişebilir. Deviasyon; tek taraflı burun tıkanıklığı, gece uykusunda ağız solunumu, horlama ve sinüzit eğilimi gibi şikayetlere yol açabilir. Tedavisi; septoplasti (yalnızca septum düzeltimi) veya septorinoplasti (septum düzeltimi ile estetik burun cerrahisinin birleşimi) yoluyla yapılır. Bir hastanın estetik rinoplasti öncesi septum yapısının değerlendirilmesi; sadece nefes fonksiyonunun korunması için değil, estetik sonucun stabilitesi için de kritik öneme sahiptir.
Konka ve konka hipertrofisi
Konka; burun içinde havayı ısıtan, nemlendiren ve filtreleyen etli yapılardır. Konka hipertrofisi ise bu yapıların büyüyerek hava geçişini daraltmasıdır. Neden alerjik rinit, kronik enfeksiyon veya septum deviasyonuyla ilişkili kompanzasyon olabilir. Tedavide medikal yaklaşımlar (nazal steroid sprey, antihistaminik) ilk basamaktır. Yetersiz kaldığında radyofrekans ile konka küçültme, koter uygulaması veya cerrahi konka rezeksiyonu uygulanır. Rinoplasti planlamasında konka değerlendirmesi ihmal edilirse; estetik olarak başarılı bir ameliyat sonrası hasta hâlâ nefes darlığı yaşayabilir.
İç ve dış nazal valv
Nazal valv; havanın burna girdikten sonra en dar geçtiği bölgedir ve iç valv ile dış valv olmak üzere iki bileşenden oluşur. İç valv; üst lateral kıkırdaklar ile septum arasındaki açıdır ve hava akımının %50'sinden fazlasını burada belirler. Dış valv ise burun deliğinin girişinde alar kıkırdaklar tarafından oluşturulan yapıdır. Rinoplastide dorsal genişliğin fazla azaltılması, spreader greft kullanılmaması veya alar kıkırdakların aşırı zayıflatılması iç ve dış valv kollapsı riskini artırır. Bu nedenle modern rinoplasti; sadece estetik değil, fonksiyonel valv anatomisinin korunmasını da temel ilke kabul eder.
Greft: spreader, columellar strut, alar batten
Greft; rinoplastide destek veya şekillendirme amacıyla kullanılan kıkırdak veya kemik parçalarıdır. Spreader greft; iç nazal valv açıklığını korumak amacıyla üst lateral kıkırdak ile septum arasına yerleştirilen ince, uzun kıkırdak parçalarıdır. Columellar strut; burun ucu projeksiyonunu (öne uzanışını) korumak veya artırmak için kolumella içine yerleştirilen kıkırdak destektir. Alar batten; alar kıkırdak zayıflığında dış valv desteğini artırmak için kullanılan greft tipidir. Greftler için tercih edilen kaynak öncelikle septum, ikinci sırada konka kıkırdağı, üçüncü sırada ise kaburga kıkırdağıdır. Bir hekimin greft stratejisi; hem estetik hem fonksiyonel sonucun stabilitesini belirler.